|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Kamu İhale Kanunu yine gündemde. "Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur" darb-ı meseli ile Anadolu insanının ince ve kıvrak sosyal zekasının ne kadar doğru ve yerinde tespitlerde bulunduğu bir daha ortaya çıkmaktadır. Yıllardır sistemden beslenerek semiren, toplumun mutlu küçük azınlığı bir türlü bu yasayı içine sindirememekte, her fırsatta yasayı suçlamayı ihmal etmemektedir. Sağlık sektöründe, ilaç alımlarında, müteahhitlik sektöründe, enerjide ardı ardına yolsuzluk bombaları patladığında eline her kelepçe vurulan ve bunların işbirlikçileri ihale sistemini suçluyor. Üstelik sesleri o kadar yüksek perdeden çıkıyor ki; namuslu çoğunluğun sesini bastırıyor. Söz konusu yolsuzlukların ya ihale kanununu hiç uygulamamadan ya da kanunu kasten temel amaçlarına aykırı uygulayarak yapılan işlerden kaynaklandığını ifade edenlerin sesleri duyulmuyor. Ortaya çıkan iddiaların tamamı kanunun istisnai durumlarda ön gördüğü, ihale yöntemi olmayan doğrudan temin yoluyla veya kanunun KİT'ler için getirdiği istisna hükmü olan 3(g) maddesinden yani ihalesiz alımlardan kaynaklanmaktadır. Ülkemiz kamu alımları konusunda bir yol ayrımındadır. Ya uluslararası çağdaş normları her şeye rağmen içine sindirerek temiz topluma ulaşmak üzere yoluna devam edecektir, ya da siyasal iktidar farkı gözetmeksizin uzun yıllardır toplumun sırtına yapışmış parazitlerin baskısına boyun eğilerek yolsuzluk ve usulsüzlüklerin meşruiyet kazandığı üçüncü sınıf bir ülke olacaktır. 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu aksaklıklarına rağmen toplumsal açıdan bir çağdaşlık göstergesidir. Kanun, 5. maddesinde bu ilkeleri saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenirlik, gizlilik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması olarak özetlemektedir. Kanunun getirdiği bu ilkeleri biraz açalım. Kanunun temel ilkelerinin anlatıldığı 5.maddesinde, idarelerin saydamlığı sağlamakla sorumlu olduğu ifade edilmekte, bunun yanında bu kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulünün temel usuller olduğu, diğer ihale usullerinin ise kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabileceği belirtilmektedir. İhalelerde açıklık ve rekabetin gerçekleştirilmesi ve isteklilerin gerçekçi teklifler hazırlamasına olanak sağlanması amacıyla, ihale ilanlarının süresi isteklilere yeterli hazırlık süresi tanıyacak şekilde belirlenmiştir. Ayrıca daha çok isteklinin ihalelere katılabilmesi amacıyla, günümüz teknolojilerinden yararlanmak üzere bilgi işlem ağı veya elektronik haberleşme (Internet) yoluyla ilana da imkân tanınmıştır. (Madde 13) Bunun yanında ihale ve ön yeterlik ilanlarında bulunması zorunlu hususlar kanunun 24. ve 25. maddelerinde sıralanmıştır. Kamu kaynaklarının kullanımı konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi ve sadece ihale öncesi değil, ihale sonrası saydamlığın da sağlanması amacıyla, yapılan ihalelere ilişkin sonuçların ilan edilmesi kuralı getirilmiştir. (Madde 47) İhalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içinde idarece yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunduğuna ilişkin şikâyetleri incelemek ve sonuçlandırmak, bütün ihale mevzuatını hazırlamak ve uygulamayı yönlendirmek, kamu ve özel sektöre eğitim vermek, ihalelerle ilgili istatistikler oluşturmak ve yayımlamak ve haklarında yasaklama kararı verilenlerin sicillerini tutmak üzere, idari ve mali özerkliğe sahip Kamu İhale Kurumu kurulmuştur. (Madde 53) Kanun idarelerin sübjektif kriterlere dayanarak takdir hakkını hukuka aykırı kullanmasını engellemiş, eşit muamele ilkesi çerçevesi içerisinde Kamu İhale Kurulu'nu ihale kurallarının düzenlenmesi ve idarelerin uygulamaları konusunda tek yetkili idari otorite olarak belirlemiş; kayırmacı, taraflı ve sübjektif eylem ve işlemlerin ortadan kaldırılmasını sağlamıştır. Ödeneği olmayan işlerin ihale edilmesinin yasaklanması, diğer yıllarda %10'dan daha az ödenek konulmasının engellenmesi ve rekabet ortamı yaratmaya yönelik hükümler kamu kaynaklarının verimli kullanılmasına yönelik yapılan düzenlemelerdir. Bu ilkelerin tümü hepimizin kabul ettiği, temiz toplum için vazgeçilmez ilkelerdir. Gerek sektörlerde iş yapanlar, gerek dürüst idareciler gerekse temiz siyasetçiler olarak bu ilkelerden taviz vermeden, bütün çıkar amaçlı baskı ve taleplere direnerek modern aleme doğru yolumuza devam etmeliyiz.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |