|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Arena'da sağlık skandalını izledim. Devlet hastanesinde yanlış tedavi sonucu bir çocuğun kararan hayatı vardı. Bu haber beni bundan 16 yıl öncesine götürdü. Eşim hamileydi. Bir sabah kalktığımızda doğum belirtileri olduğunu söyledi. Apar topar evimizin dibindeki SSK hastanesine koştuk. Eşimi muayene ettiler, "Bugün doğum var" deyip bir kapıyı gösterdiler. "Buradan içeri gir, odaları dolaş, tek kişi yatan varsa, hemen yanına uzan" diye söylendiler. İlk defa baba olma heyecanı içinde olduğum için, adamların ne demek istediğini anlayamamıştım. Ben önüme uzatılan formları doldururken, eşim yatakta tek başına yatan hamile bir kadın bulmaya ve onun yanına uzanmaya gitti. Formları doldurduktan sonra kapıyı açtım. Karşıma upuzun bir koridor çıktı. Beş-altı tane karnı burnunda kadın koridorda duvara yaslanmış, ayakta kıvranıyordu. Birden kan beynime sıçradı. İçlerinde eşim de vardı. Yanına koştum, niye yatmadın diye çıkıştım. "Tek kişi yatan yok, bütün yataklar iki hamile ile dolu" dedi. Birisinin doğurup yatağı tek hamileye düşürmesini bekliyorlarmış. Kolundan tuttuğum gibi hastaneyi terkettim, "Gerekirse takside doğur ama SSK hastanesinde asla" dedim. Özel hastaneye yetiştirdim. O günden beri ayaklarım devlet hastanelerine gitmedi. Acaba şimdi nasıl? Yine tek yatakta iki hamile mi yatıyor? Mehmet Ertuğ adlı okurumuzdan ilginç bir mail aldım. "M.E.Bakanı'nın dizilerde kitap okuyan kahraman istediği haberleri yeni geçmişken Yağmur Zamanı adlı dizide Azra Akın, Tamer Karadağlı'nın oğullarından birine masa tenisi öğretirken arkada görünen kitap hemen dikkatimi çekti. Kocaman harflerle KAVGAM yazıyordu kitapta. M.E.Bakanı kitap okuyan kahramanlar önerdi belki ama nerden bilsin bizim yüce dizi kahramanlarının neler okuduğunu..." Evet "KAVGAM" adlı kitap şu anda Türkiye sınırlarını aşıp dünyada tartışılır oldu. Hitler'in manifestosunu anlatıyor. Amerikan ve İngiliz basını "Türkiye'de Hitler'in kitabı patlama yapıyorsa bu endişe verici" diye yaygara yapıyor. Ben Marks'ın kitabını da okudum acaba şimdi Marksist mi oldum? Bu günlerde bu soruya cevap arıyorum. Pazar akşamı Kanal D'de aylardır tanıtımı yapılan Çırak'ın ilk bölümüne kilitlendim. Ancak seyrederken sıkıldım ve daraldım. Yarışmacıların sokakta geçen konuşmaları anlaşılamıyor, tempo katmak için müzikle destekleyip görüntüleri hızlandırmışlar ama kurtarmıyor. Tuncay Özilhan Güney Amerikalı darbeciler gibi sert ve asık suratlı. Merakla reytinglere baktım 2.60... İlk yüzde 45. olabildi bu program. Bence görüntülerin altına Gülşen'in "Ooof of" şarkısı konsa daha iyi olur. TV8'de Pazar günleri 18.00'de Şahan var, kaçırmayın. Bu adam hızla almış başını gidiyor. Bir Kadının Sesi programlarını taklit ediyor, sormayın... Adamı yerlere yatırıyor. Böyle giderse Beyaz ve Zaga'nın pabucunu dama atar mı atar... Benden söylemesi... TRT'de geçtiğimiz günlerde Mim Kemal Öke'nin programında birileri uzun uzun konuştu ama anlayamadım. Çünkü adamın ne dediğini duymuyordum. Birden paniğe kapıldım, "Aman Yarabbi, sağır oldum" diye bağırdım. Sonra kendi bağırışımı duyunca rahatladım. Meğer TRT'deki adamın mikrofonu kapalıymış.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |