AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
S A Ğ L I K
Düzensiz beslenme hastalık getiriyor

Eğer fiziksel aktiviteniz az ise, masa başında çalışıyorsanız, düzensiz ve dengesiz besleniyorsanız ve bunun sonucunda artık bir göbeğiniz varsa "metabolik sendrom" bozukluğu geliyor demektir.

Kahvaltı yapmadan evden çıkıyor, gün içinde bir yerlerde yoğun iş akışınızdan dolayı farkında olmadan öğün atlıyorsanız, bu düzensiz besleniyorsunuz anlamına gelmektedir. Tüketilen hazır yiyecekler ve düzensiz öğünler önemli sağlıksorunlarını beraberinde getiriyor. Memorial Hastanesi Suadiye Polikliniği uzmanlarından Diyetisyen Elif Keskin düzensiz yaşamın ve dengesiz beslenmenin 'Metabolik Sendrom' adlı fonksiyon bozukluğuna sebep olduğunu belirtiyor ve şu bilgileri veriyor:

"Metabolik sendrom her geçen gün daha fazla sayıda insanı etkileyerek, ciddi bir sorun halinde karşımıza çıkıyor. Kalıtımla gelen özelliklerle birlikte, günümüz çağının hareketsiz yaşam düzeni ve beslenme alışkanlıklarının hazır yemek sektörüyle farklılaşması, bu sorundaki artışı meydana getiriyor. Metabolik Sendrom özellikle ileri yaşlarda daha fazla görülüyor, ancak bunun tohumları yıllar öncesinden atılıp, bir birikim şeklinde yığılarak; sorunları artık vücudun kaldıramayacağı bir anda karşımıza çıkıyor. İlk başta, bozulmuş glikoz toleransı; vücuda karbonhidratlı besinler alındığında oluşan tepkinin etkisizliği, olarak karşımıza çıkarken, bunun beraberinde kilo alma, yüksek tansiyon, kan yapılarının yükselmesi, uzun dönemde böbrek sorunları şeklinde devam eder. Ayrıca kötü beslenme alışkanlıklarının sonucu olarak kan yapısının yükselmesi ve bozulmuş glikoz toleransı görülür. "

Yaşam tarzınızı değiştirin

Eğer fiziksel aktiviteniz az ise, masa başı iş yapıyorsanız, düzensiz ve dengesiz besleniyorsanız, bunun sonucunda da artık bir göbeğiniz varsa!! Buna ek olarak eğer aile geçmişinde bu sorunlardan herhangi birisi varsa, çok dikkatli olmanız gerekir. Erken fark edilmesi ile yapılacak ilaçsız ve gerektiği yerde ilaçlı tedavilerle bu hastalık ertelenebilir, oluşum süreci yavaşlatılabilir. Özellikle bilinmelidir ki, metabolik sendrom başladığında yaşam tarzımızda acil bir şekilde bazı değişiklikler yapmamız gerekir. Eğer bu değişiklikleri yapmazsak sorunlar daha da artacaktır. Kilo almamak ya da glikoz toleransının bozulmamasını saplamak için yapılabilecek en etkili şey, düzenli yaşam ve düzenli beslenmedir. Düzenli beslenme ise, gün içinde vücudu dinç tutmak için az az sık sık beslenmemiz, her besin grubunda da tüketerek çeşitliliği skorumamız ve yediklerimizin ihtiyaçlarımızı karşılayacak ölçüde olması ile sağlanılabilir.

Alışkanlıklar ÇOK önemlİ

Alışkanlıkları değiştirmek her zaman çok kolay olmaz. Bu nedenle işi baştan sıkı tutmak gerekir. Alışkanlıklarımız çok erken yaşlarda oluşup, gelişirler. Özellikle beslenme alışkanlığı, bireyin çocukluk sürecinde anne-babadan ne gördüyse o şekilde davranması ile oluşur. Daha sonra okul döneminde ise arkadaşlarından gördüklerini de bu alışkanlıklara ekler ve bu oluşum devam eder. Özellikle çocuklarımızın hamburger, cips ve kola ile beslenip, bilgisayar veya televizyon başında gün boyu oturması ve hatta ürünlerini de televizyon karşısına taşıması oldukça sık görülen bir olaydır ve işte bu da çocuklarımızın kilo alması ile birlikte sorunların başlaması anlamına gelir.

 
Hasta eden kokular
Koku veren maddeler başağrısı, bulantı, depresyon gibi hastalık sebebi
Ağız kokusuna yoğurt
Sağlıklı bir yaşam için önerilen yiyeceklerin başında yoğurt gelir. Yapılan son araştırma ise yoğurdun doğal bir nefes kokusu ve diş taşı önleyicisi olduğunu ortaya koydu. Japonya'da yapılan ve sonuçları İngiltere'de yayımlanan araştırma, şekersiz yoğurdun nefes kokusunu giderdiği, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu. Araştırma kapsamında 6 hafta boyunca günde 1 porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80'inde nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyinin düştüğünü belirten Japon bilim adamları, yoğurdun içeriğindeki maddelerin bu rahatsızlıkları önlediğini vurguladı. İngiliz Diş Sağlığı Vakfı yöneticileri de araştırma sonuçlarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Vakıf yöneticileri, İngiltere'de her dört kişiden birinin nefes kokusu sorunu bulunduğunu ve her 20 kişiden 19'unun hayatlarının bir döneminde diş eti iltihapı sorunu yaşadığını bildirdi.
22 Mart 2005
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED