AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Eli kanlı 'panayır devrimcileri'

Özbekistan'ın Andican şehrinde tam dört aydır her gün yaşlı kadınlar, üniversite öğrencileri, bebekli annelerden oluşan kalabalık kitle sakin, taşkınlıktan uzak bir şekilde tutuklu 23 kişiye destek vermek amacıyla gösteri yapıyorlardı. Başlangıçta sayıları az olan kitle mahkeme karar aşamasına yaklaştıkça büyüdü, katılımcılara verilen destek arttı. Göstericilerin sayısı artmasına rağmen gösterinin üslubunda değişiklik olmadı; en yeni elbiselerini giyinmiş ev hanımları, başında yöresel şapkasıyla erkekler; Özbekistan'da toplumsal talepte bulunmanın bedelinin ne olduğunun farkında olabildiğince barışcıl şekilde gösteri yapıyorlar/dı.

Radikal-dinci faaliyetlerle suçlanan bölgenin sevilen 23 işadamı savunmalarında "İslami ahlak kurallarını ticari hayatta yaygınlaştırmayı" amaçladıklarını belirtirken kendilerine destek veren kalabalığın tavrı da zaten bunu teyit ediyordu. Nitekim katliamdan hemen önce gerçekleşen, sayıları binlerle ifade edilen kalabalığın katıldığı gösteriler için uluslararası medya kuruluşları bu zamana kadar gerçekleşen "en düzenli protesto" ifadesini kullanmaları da bölgede sergilenen kanlı oyunu anlamak için ipucu veriyordu.

Ekremiye Hareketi'nin üyesi olmakla suçlanan grup, hareketin kurucu Ekrem Yoldaşev'in fikirlerinden etkilendiklerini fakat hiçbir politik amaçlarının olmadığı yönünde savunma yapıyorlar. Ekremiye Hareketi, Hizbüt-Tahrir'den ayrılan, siyasi olmaktan çok ahlaki amaçları olan, İslam dünyasının pekçok yerinde görülen türden bir hareket. Hareketin lideri sayılan Ekrem Yoldaşev'in yayınladığı, temel görüşlerini içeren metinde de zaten grubun amaçlarını açık şekilde anlatılıyor. Bunu özellikle belirtmemin nedeni, grubun siyasi hedefleri olmasında bir sakınca gördüğümden değil yapılan "terör" suçlaması ile grubun eylemleri arasındaki farkın anlaşılması için.

Ve aylardır en küçük taşkınlığın yaşanmadığı tutuklulara destek gösterileri sürerken birden bire silahlar konuşmaya başlıyor. Bu sakin, sıradan insanların hapishaneyi bastıklarına, binaları ateşe verdiklerine inanmamız isteniyor. Nasıl oluyorsa hapishaneyi basan çocuklu anneler, en iyi giysilerini giyinip gelen yaşlı kadınlar hâlâ meydanda oturmaya devam ediyor ve hatta askerler yaylım ateşi açtığı sırada bu kadın ve çocukların da içinde bulunduğu kalabalık destek gösterisini sürdürüyorlar. Katliamın hemen öncesinde gösterinin taşkınlıktan uzak, sakin halini merak eden Batılı bir gazeteciye göstericilerden birinin verdiği cevap ilginç; "Özbekistan'da insanlar artık nasıl hak talep edileceğini öğrendiler." Demek ki öğrenmemişler henüz.

Panayır devriminden kanlı devrime

Olayın meydana geldiği Fergana Vadisi'ndeki İslami duyarlılığın ne kadar yüksek olduğu biliniyor. Ancak Özbek yönetimini, yaralıları bile öldürecek kadar acımasız katliama teşvik eden durumu da açıklamak zorundayız.

Bush'un, Gürcistan'da gerçekleşen panayır devriminin yıldönümünü coşkuyla kutlamasından hemen sonra meydana gelen bu katliamın ört bas etmeye "İslamcı terör" kılıfı kapatabilecek mi? Beyaz Saray'ın açıklamasında yer alan "insan hakları ihlallerinden aşırıyla gidilmemesi" yönündeki ifade ABD'nin katillerle yaptığı suç ortaklığını ört bas edebilir mi? Yüzlerce sivili kurşuna dizecek kadar eli kanla bulanmış bir yönetimin öne sürdüğü "İslamcı terör" bahanesi; büyüyen ekonomik sıkıntının yanısıra yolsuzluklarla ahlaken tükenen ömrünü siyasi olarak bir süreliğine uzatmaktan başka bir işe yaramayacağı açık.

Amerika, "Sovyet boyunduruğundan" kurtulan ülkelerde "demokrasi ve insan hakları yönünde sivil devrimler"in keyfini çıkarırken Özbekistan'daki kan banyosuna elinin hiç bulaşmadığına bizi inandırabilir mi?

Bilhassa 11 Eylül sonrası Amerikan askerlerine üslerini açan Kerimov'a siyasi, askeri ve ekonomik destek veren Bush yönetiminin masum olduğuna kimse inanmayacaktır artık. Bunca doğal kaynak zengini olmasına rağmen Amerikan parası ve siyasi desteği ile ancak ayakta durabilen bir diktatöre kan dökme cesaretini verenler 'panayır devrimcileri'nin iki yüzlü siyasetinden başkası değil.

Bu noktada işaret etmek istediğim, sadece demokrasi diktatörlük çelişkisine dayanan tek boyutlu ikiyüzlülükten ibaret değil. Hafız Esad, 1980'lerin başlarında Hama'da binlerce vatandaşını katlederken İslamcı başkaldırıyı ezdiği için memnuniyetle karşılayıp sessiz kalanların bugün aynı ve benzer diktatörlüklerin kaynağı olarak bölgenin kültürel yapısını yani İslam'ı gösterenlerin, Ortadoğu'ya demokrasi getirmekten bahseden ikiyüzlülük türünden bahsediyorum. Suriye'yi teröre destek vermekle suçlayıp Ortadoğu'yu talan etme stratejisinin arkasında yatan ikiyüzlülük Orta Asya'da elinin kanıyla ayakta tutuluyor.

Artık panayır devrimcilerinin yeni devrimler için renk aramasına gerek kalmadı.


17 Mayıs 2005
Salı
 
AKİF EMRE


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED