AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
6 5 7 ' L İ L E R   A İ L E S İ
Hizmet Bölgelerinde Görev Yapma Zorunluluğundan
Muaf Olanlar

Daire Başkanı olarak görev yapan bir kişi, görevden alındığında, 5 ve 6'ncı hizmet bölgesinde hiç hizmeti olmamasına rağmen, 1'inci hizmet bölgesindeki il müdür yardımcısı veya şube müdürü kadrosuna atanabilir mi?

5 ve 6'ncı bölgelerde hizmet yapma zorunluluğu "Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin" Ek 1'inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede; bölge müdürü, başmüdür, il ve ilçe müdürleri, şube müdürü, il ve ilçe müftüsü, diğer müdürler ve sayılan bu unvanaların yardımcılıklarına atanacakların ilk görev yerlerinin, söz konusu yönetmeliğe ekli (1) sayılı cetvelde yer alan 5 ve 6 ncı hizmet bölgeleri olduğu belirtilmiştir. Bu maddenin tek istisnası da; merkez denetim elemanlığında bulunanlardan/ bulunmuş olanlardan defterdarlık ile gelirler ve işletme bölge müdürlüğü kadrolarına yapılan atamalar olarak belirlenmiştir.

Ancak, hiyerarşik olarak Daire Başkanlığı veya Genel Müdür Yardımcılığı ve üstü görevler şube müdürlüğüne göre daha üst bir görevdir. Bu çerçevede, yukarıda yer alan unvanlardan hiyerarşik olarak daha üst görevlerde bulunduktan sonra bu görevlerden ayrılanların, yukarıda yer alan unvanlara atanmalarında ilk görev yeri olarak 5 ve 6 ncı hizmet bölgelerinde görev yapmış olma şartının aranmaması gerekir diye düşünüyorum. Aksi takdirde Daire Başkanlığı veya Genel Müdür Yardımcılığı ve üstü görevlerde bulunmuş olanların 5 ve 6 ncı hizmet bölgelerinde hizmeti olmadığı için Şube Müdürü kadrosuna atanamayacağı gibi bir anlam çıkar ki bunun da doğru olmadığını düşünüyoruz.


Bakanlık Müşavirlerinin Maaşlarında Hangi Halde Farklılık Olur?

Daha önce Daire Başkanı olarak bir kamu kurumunda çalıştım. Şu an görevden alındım ve Bakanlıktaki müşavir kadrosuna atandım. Makam ve buna bağlı görev tazminatını alabilir miyim?

Bakanlık Müşavirleri 657 sayılı Kanunun 59'uncu maddesinde yer alan istisnai kadrolar arasında yer almaktadır. Makam Tazminatı alınan görevlerde belirli süre bulunduktan sonra Bakanlık Müşaviri kadrosuna atanan bir personelin maaşı ile Makam Tazminatı alınan görevlerde belirli bir süre bulunmadan Bakanlık Müşaviri kadrosuna atananların maaşları farklıdır.

657 sayılı Kanunun IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde; 5, 6, 7 ve 8 inci sıralarda yazılı kadro ve görevlerde fiilen altı ay çalıştıktan sonra bu Kanunun 43 üncü maddesinin "B" bendinin üçüncü paragrafında belirtilen kadro ve görevlere atananlara 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmış olup, Kanunun 43/B bendinde ise; Müşavir kadrolarına atananlara, bu kadrolarda bulundukları sürece daha önce almış oldukları en yüksek ek gösterge üzerinden ödeme yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümler çerçevesinde, durumu bir örnekle açıklamak gerekirse; Makam Tazminatı alınan görevlerde belirli süre bulunmadan Çevre ve Orman Bakanlığındaki Bakanlık Müşaviri kadrosuna atanan bir personel Makam Tazminatı ve buna bağlı Görev Tazminatı alamayacaktır. Çünkü, Bakanlık Müşaviri kadrosunun Makam Tazminatı yoktur. Ancak, bu personel daha önce bu Bakanlıkta Daire Başkanı olarak fiilen altı ay çalışmışsa ve bu görevden sonra Bakanlık Müşaviri kadrosuna atanmışsa bu durumda 2000 gösterge rakamı üzerinden Makam Tazminatı ve 8000 gösterge rakamı üzerinden de Görev Tazminatı alacaktır. Bu durumda 10.000 * 0,0401 = 401 YTL(Binde 6 oranında Damga Vergisi kesildikten sonra) tutarında fazla ücret alınacaktır.


15 Bin Sözleşmeli Sağlık Personeline Müjde

2004 yılı içinde Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında 4924 sayılı Kanun uyarınca 15 bin sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilmiştir. Bu personelden bir kısmı çalışmakta iken iki veya dört yıllık mesleki öğrenim bitirmiş olup, bu personelin bitirdiği eğitim düzeyinden ücret alıp alamayacağı sık sık tartışma konusu olmaktadır. Aynı şekilde sözleşmeli sağlık personelinden KPDS sınavından A, B veya C puanlarını alanların yabancı dil tazminatı alıp alamayacağı da sıkça sorulan bir konudur.

Her iki konuya ilişkin olarak Sağlık Bakanlığınca Maliye Bakanlığına görüş sorulmuştur.

Maliye Bakanlığının ocak ayı içinde verdiği görüşe göre,

1- Hemşire, ebe ve sağlık memuru unvanlı pozisyonlarda sözleşmeli olarak çalışmakta iken iki veya dört yıllık yüksekokul veya fakülte bitiren personelin; tamamladığı eğitiminin 4924 sayılı Kanun eki (I) sayılı cetvelde belirtildiği şekilde görevlendirildiği pozisyon unvanıyla ilgili olması ve halen bulunduğu sözleşmeli personel pozisyon unvanına ve hizmet süresine göre belirlenmiş bulunan tavan oranının aşılmaması kaydıyla, sözleşme ücretinin yeni eğitim düzeyine göre yeniden belirlenebileceği,

2- Sözleşmeli sağlık personeline yapılacak ödemelerin 4924 sayılı Kanunda tek tek sayıldığı, bu nedenle bu personelin yabancı dil tazminatından yararlanamayacağı, belirtilmiştir.



Eş, Sağlık ve Öğrenim Durumu Nakillerinde Harcırah Alınabilir mi?

Eş, sağlık ve öğrenim durumundan nakil yapan memurlara harcırah ödemesi yapılması 12.8.2003 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. Bu nedenle Ocak ayı içinde naklen ataması yapılan 4.600 öğretmen başta olmak üzere bu üç özür durumundan dolayı naklen atanan/atanacak memurlara harcırah verilmeyecektir. Ancak, ortaya çıkan yeni mahkeme kararları daha önce hem bu köşede hem de memurlar.net'te yaptığımız açıklamaları teyit etmektedir. Bu nedenle bugünkü yazımızda eş, sağlık ve öğrenim durumu özürlerinden dolayı naklen atanan memurların harcırah alıp alamayacağı konusunu ele almaya çalışacağız.

Harcırahlara ilişkin düzenlemeler, 6245 sayılı Harcırah Kanununda yapılmıştır. Bu Kanunda, son elli yılın en büyük değişikliği ise, 12. 8. 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4969 sayılı Kanunla yapılmıştır.

Harcırah Kanununun 4969 sayılı Kanun'la değişik 10/1 maddesinde ise, "kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; yurt içinde veya dışındaki sürekli bir göreve naklen tayin olunanlara yeni görev yerlerine kadar yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı verileceği" hükme bağlanmıştır. Bu maddede geçen "kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç" ibaresi 2003 yılında mevzuata eklenmiştir. Harcırah ödemelerine ilişkin tüm sorunlar da "kendi yazılı talepleri" ifadesi etrafında yoğunlaşmaktadır.

Diğer taraftan, bu Kanunun uygulanmasını göstermek üzere Maliye Bakanlığı tarafından, 37 Seri Nolu Harcırah Kanunu Genel Tebliği çıkarılmıştır. (26.8.2003 tarihli R.G.) Bu Tebliğin 1/a bölümünün 3'üncü fıkrasında "ilgili kurumca re'sen ataması yapılanlara, başka bir ifade ile kişinin isteğine bağlı olmaksızın kurumlarca doğrudan ataması yapılanlara harcırah ödenecek, bunun dışında ilgililerin yazılı talepleri üzerine gerçekleştirilen atamalar için harcırah ödenmeyecektir" ifadesine, beşinci fıkrasında ise "…mevzuatı gereğince ilgililerin yazılı talepleri aranmaksızın yapılması gerekli ve zorunlu olan atamalar ile kurumların hizmet ihtiyacı veya idari ihtiyaç nedeniyle yaptıkları atamalar, re'sen atamalardır. Bu çerçevede; eş durumu, öğrenim durumu, sağlık sebepleri ile benzeri mazeretlere dayalı olarak ilgililerin yazılı talepleri üzerine yapılan atamalar için harcırah ödenmeyecektir" ifadesine yer verilmiştir.

Yukarıdaki madde hükümlerinden sonra, eş, sağlık ve öğrenim durumu özrü isteklerinin illiyet bağının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede aşağıda her üç duruma ilişkin olarak mevzuatımızda yer alan hükümlere yer verilmiştir.

1- Eş Durumu özrü: 1982 Anayasasının 41'inci maddesinde, "Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar." hükmüne, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72'nci maddesinde ise "…Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda, aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76'ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır..." hükmüne yer verilmiştir.

2- Sağlık Durumu Özrü: 1982 Anayasasının 56'ncı maddesinde, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir… Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi arttırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler" hükmüne, 657 sayılı Kanunun 72'nci maddesinin son fıkrası hükmü gereğince Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin" 12'nci maddesinde sağlık durumu özür grupları arasında sayılmıştır.

3- Öğrenim Durumu Özrü: 1982 Anayasasının 42'nci maddesinde "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz…" hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, öğrenim durumu özrüne, 657 sayılı Kanunun 72'nci maddesinin son fıkrası hükmü gereğince Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik"de yer verilmemiştir. Ancak, bazı kurumlar, ki Milli Eğitim Bakanlığı bunlardan biridir, kendi yönetmeliklerinde öğrenim durumu özrüne yer vermiştir. Yönetmeliğinde bu özür hakkını düzenleyen kamu kurumları memurların bu yöndeki nakil isteklerini karşılamaktadır.

Bu genel açıklamalardan sonra memurlar.net'te yayımlanan mahkeme kararlarına değinmek istiyoruz. Memurlar.net'te biri 11.11.2004, diğeri 02.02.2005 tarihinde olmak üzere iki mahkeme kararı yayımlanmıştır. (Bakınız Özel Dosyalar/ Harcırahlar.) Bu mahkeme kararlarının her ikisi de eş durumundan nakle ilişkin olup, kararlarda: 1- Kamu hizmetlerinde görev alan memurların çalışma veriminin arttırılması ve aile düzenlerinin korunması konularında gerekli tedbirlerin alınması hususunun Devletin öncelikli görevleri arasında sayıldığı, 2- Devlet memuru olan kişilerin eş durumundan dolayı görev yerlerinin belirlenmesinde bu unsurların gözetileceği, 3- Nitekim, yer değiştirme suretiyle atamalarda eş durumunun özür nedenleri arasında sayıldığı, gerekçelerine yer verilmiştir.

Bu bağlamda: 1- Kamu hizmetlerinde görev alan memurların çalışma veriminin artırılması ile sağlık düzenlerinin korunması ve kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılmaması konularında gerekli tedbirlerin alınması hususunun da Devletin öncelikli görevleri arasında sayıldığı, 2- Devlet memuru olan kişilerin sağlık ve bazen de öğrenim durumundan dolayı görev yerlerinin de belirlenmesinde bu unsurların gözetileceği, 3- Yer değiştirme suretiyle atamalarda sağlık ve bazı kurumsal yönetmeliklerde de öğrenim durumunun, özür nedenleri arasında sayıldığı hususları düşünüldüğünde, yukarıda yer verilen mahkeme kararları gerekçelerinin sağlık ve öğrenim durumu özrü için de geçerli olacağı açık olarak görülmektedir.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde eş, sağlık ve öğrenim durumu özürlerine dayanılarak yapılan atamalarda, naklen tayin isteminin illiyet bağını; aile birliğinin devamı, sağlıklı bir yaşam hakkına sahip olma ve öğrenim hakkının oluşturduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla, bu özürlere bağlı başvuruların soyut biçimde ele alınmaması ve 6245 sayılı Kanun'un 10/1. maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmemesi (kendi istekleri) gerekmektedir.

Bu itibarla eş ve sağlık durumu özürlerinden dolayı naklen tayin isteyenlerin ödenmeyen harcırahları için idarelerine başvurarak harcırah talep etmeleri, harcırah verilmeyeceği yönünde olumsuz cevap verilmesi üzerine de (60 gün içinde cevap verilmemesi olumsuz cevap sayılır) 60 gün içinde idari yargıda dava açılması gerekmektedir. Burada son bir not olarak öğrenim özür durumunu bir kez daha açıklamak gerekmektedir. Buna göre, öğrenim durumu özründen dolayı harcırah davası açabilmek için memurun çalıştığı kurumun atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde, öğrenimin özür durumu olarak belirlenip belirlenmediğine bakmak gerekmektedir. Eğer atama yer değiştirme yönetmeliğinde öğrenim bir özür durumu olarak düzenlenmiş ve nakil hakkı tanınmış ise bu halde de harcırah hakkı dava ile talep edilebilir. Hemen belirtmek istiyoruz: Öğrenim durumu, Milli Eğitim Bakanlığında bir özür durumu olarak düzenlenmişken Sağlık Bakanlığında özür durumu olarak düzenlenmemiş olup, Genel Yönetmelikte de öğrenim özrüne yer verilmemiştir.



Hazırlayan: Ahmet Ünlü
(memurlar.net editörü)

Faks: (0312) 472 68 80

5 Şubat 2005
Cumartesi
 
HAZIRLAYAN: Ahmet Ünlü


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED