CHP İstanbul İl Başkanı  Taksim  ifadesi verdi
CHP İstanbul İl Başkanı "Taksim" ifadesi verdi

CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, 1 Mayıs 2013 tarihinde Taksim'de yaşanan olaylara ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında sanık sıfatıyla ifade vermek üzere Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Salıcı'yı burada kalabalık bir CHP'li grup karşıladı. Avukatlarıyla birlikte adliyeye giren Salıcı, '2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu'na muhalefet etmek suçlamasıyla soruşturmayı yürüten Savcı Mehmet Akıllı'ya ifade verdi. Salıcı'nın adliye çıkışında yaptığı basın açıklamasına CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt de katıldı.

"BU BİR GÖZDAĞIDIR"

Bu yılki 1 Mayıs'ta polisin vahşi bir şiddet kullandığını ve o gün Türkiye'de büyük olaylar yaşandığını iddia eden Salıcı, "Bugün biz buraya, 1 Mayıs 2013'de Beşiktaş meydanında CHP örgütüyle beraber toplandığımız, anayasal bir hak olan 1 Mayıs'ı kutlamak istediğimiz ve önceden izin almadan, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına uygun bir şekilde toplandığımız için ifadeye çağrıldık. Bu bir gözdağıdır. Hükümet, savcıları, hukuk mekanizmasını, yargıyı, anayasal hakkını kullanan insanlar için gereksiz yere işgal etmektedir, gereksiz yere yormaktadır" dedi. Salıcı, hükümet ve bürokrasi eliyle 1 Mayıs'tan önce barışçıl bir ortam hazırlanması durumunda hiç bir sorun yaşanmayacağını ifade etti.

"KİMSE ÇUKURA DÜŞMEDİ"

Salıcı sözlerini şöyle sürdürdü:

"Temel gerekçe çukura düşme gerekçesiydi. O gün orada vatandaşlarımız, protestocular ya da 1 Mayıs'ı kutlamak isteyenler, çukura düşmesinler diye 1 Mayıs'ta Taksim alanı kapatıldı. Bizler Beşiktaş'ta ya da başka yerlerde kutlamak için çaba gösterdik. Oralarda da metroyu, metrobüsü, deniz ulaşımını, boğaz köprülerini kapatarak tüm İstanbullu'lara cehennem hayatı yaşattılar o gün. O gün, 'çukura düşme tehlikesi var' diyenler, bir hafta sonra, haklı bir gerekçeyle, Galatarasay'ın şampiyonluk kutlamasında kimsenin çukura düşmediğini gördüler. Gezi olayları sırasında da yine kimsenin çukura düşmediğini gördüler. Dolayısıyla anlamsız gerekçelerle 1 Mayıs'ı bir gerginlik günü haline getirdiler. Oysa polisin müdahale etmemiş olduğu 1 Mayıs'larda herkesin barış içinde, kardeşlik içinde kutlama yaptığını hep beraber gördük."

"POLİS DEVLETİ" İDDİASI

Anayasal haklarını bundan sonra da sonuna kadar kullanmaya devam edeceklerini ve barış içinde kutlanacak 1 Mayıs'ların hiç kimseye bir zararı olmayacağını kaydeden Salıcı, Türkiye'de bir polis devleti olduğunu iddia ederek, "1 Mayıs olaylarıyla beraber başlayan o vahşi polis müdahalesi, daha sonra Gezi olaylarında, en son Antalya'dan Taksim Meydanı'na yürümek isteyen 4 tane gence tahammül edemeyen, ondan korkan ve vahşice müdahale eden bir anlayışa ve rutine dönüştü. Biz bu polis devleti demokratik bir devlet olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu. Baskıların kendilerini yıldırmayacağını söyleyen Salıcı yargının gereksiz yere meşgul edilmesinin anlamı olmadığını ifade etti.