Çiçek: Etik değeri zehirliyor
Çiçek: Etik değeri zehirliyor

Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye'de torpil ve kayırmacılığın etik değerleri zehirleyen iki kavram olduğunu belirterek, ''Bu ikisinin olduğu yerde etik değer olmaz. Ne zaman ki toplum ve devlet hayatından bu iki mikrobu temizlersek, o zaman daha temiz, daha düzgün toplum oluruz'' dedi.

Çiçek, Etik Derneği Başkanı İbrahim Kılıç ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Kılıç'ın derneği tanıtmak ve yeni anayasa konusunda taleplerini sunmak istediklerini söylemesi üzerine Çiçek, ''Türkiye'de çok dernek, vakıf var ama ciddi çalışmalar olduğunda bunların hiçbir katkısını görmedik, görmüyoruz'' karşılığını verdi.

Derneklerin kurulmasının önemli olduğunu ancak neyi amaçladığı, ne yapmak istediği, neyi nasıl yapacağının da önemli olduğunu ifade eden Çiçek, ''80 binden fazla dernek, vakıf var ama anayasa çalışmalarına bunların onda biri bile katkı vermedi. Üstelik o da kendi katkıları değil, bir uzmana görüşlerini yazdırdılar, bize getirdiler. İstenen o tür katkılar değil'' diye konuştu.

Çiçek'e dernek hakkında bilgi veren Kılıç, 2011 yılında kurulan ve genel merkezi Sivas'ta bulunan derneğin amacının toplumda etik değerlerin daha iyi yerleştirilmesi, konuyla ilgili çalışmalar yapmak, farkındalık oluşturma olduğuna işaret ederek, ''iyi ve doğruyu savunup, yanlışa yanlış diyebilecek bir yapı oluşturmak'' istediklerini kaydetti.

''Yaşadığımız sıkıntı yasa olmamasından değil''

TBMM Başkanı Çiçek, derneğin amacı itibarıyla önemli bir çaba ve gayret içerdiğine dikkati çekerek, ''Türkiye'nin ihtiyacı olan da budur zaten. Demokrasimizin hukuk altyapısı olabildiğince var. Eksikliklerini düzeltmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların önemli kısmı, yasa olmadığından ya da yasaların yetmediğinden değil, etik değerleri yeterince önemsememiş olmamızdan kaynaklanıyor. Bu o kadar önemli ki...'' dedi.

Etik değerlerin yeterince benimsenememesi, hayata aktarılamamasından kaynaklanan sorunların kanun çıkararak çözülemeyeceğine işaret eden Çiçek, bu nedenle çıkarılan her konunda cezai müeyyide bulunduğunu vurguladı.

Etik değerlerin benimsendiği, önemsendiği toplumda bu kadar ceza hükmü içeren kanun çıkarılmaması gereğini vurgulayan Çiçek, ''Ceza hükmüne bağlanan eylem ve fiiller, etik değerler açısından da sakıncalı ve sıkıntılı olan hususlardır. Demek ki işi bu yönüyle çözemediğimiz için klasik yöntemle, genel anlayışımızla bunu ceza hükmüne bağlıyoruz ve unutuyoruz ki bu yasaları da insanlar uygulayacaktır. Eğer insanlarımız bu değerleri benimsemediyse, bunun önemini yeteri kadar kavrayamadıysa kanunların uygulanmasında da ciddi sıkıntılar, ciddi zorluklar çıkıyor'' diye konuştu.

''Partiler, siyasi görüşler üstü...'-

Etik değerlerin partilerle, siyasi görüşlerle alakası olmadığını, partiler ve siyasi görüşler üstü değerler olduğunu belirten Çiçek, şunları kaydetti:

''Tüm siyasi partilerin, her siyasi görüşe mensup olanların bu tür çabalara, gayretlere destek vermesi tabidir, öyle de olması gerekir. Mesela, torpilin size göresi, bana göresi yoktur. Maalesef çok rahat bir şekilde etik değerleri ihlal edebiliyoruz. Bundan dolayı en ufak bir sıkıntımız olmuyor. Tam tersi, bu değerlere zıt bir kısım taleplerle de biz siyasetçiler karşı karşıya geliyoruz. Çünkü buraya bu kadar insan geliyor. Bunların bir kısmının taleplerinin yasalar açısından karşılanması mümkün değil, etik değeler açısından da hiç yanından geçilmemesi gereken hususlardır, taleplerdir. Ama bunları milletvekillerimiz olumlu karşılamadığında da tepki alıyor. 'Bundan milletvekili olmaz, böyle milletvekili olmaz, bir talebimiz oldu yerine getirmedi' şeklinde, tam tersi takdir edilmesi gereken bazı hususlar tenkit konusu bile olabilmektedir. Türkiye'de elbette biz demokratik standartları yükseltmek için yasal, anayasal düzenleme yapmanın çabası, gayreti içindeyiz. Bunları yapacağız ama etik değerler yasalarla yukarılara çıkarılacak değerler değil. Toplumsal seferberlikle olacak, bu manada herkesin biraz daha yoğun çabayla, toplumsal eğitimle kazanılacak ve yükseltilecek değerlerdir. Bunları yasayla temin etme imkanımız her zaman mümkün olmaz. Öyle oluyorsa bu değerlerin en iyi uygulandığı ülkelerin yasalarını getiririz, ülkemize çevirir, yürürlüğe koyarız ama buna rağmen istenen sonucu elde edemeyebiliriz.''

-''Torpil ve kayırmacılık''-

Etik değerleri zehirleyen iki kavram olduğunu kaydeden Çiçek, bunların torpil ve kayırmacılık olduğunu söyledi. Çiçek, ''Bu ikisinin olduğu yerde etik değer olmaz. Ne zaman ki toplum ve devlet hayatından bu iki mikrobu temizlersek o zaman daha temiz, daha düzgün toplum oluruz. O zaman bu kadar yasa çıkarmaya, çıkardığımız yasalara da bu kadar ceza hükmü koymaya gerek yoktur'' dedi.

Çiçek, konunun önemli olduğunu ve her yönüyle toplumda benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Kamuda ''Etik Kurul''un oluştuğuna işaret eden Çiçek, ''Ama maalesef biz siyasette, Meclis çatısı altında Siyasi Etik Kurulu'nu oluşturamadık. Bir çaba, gayret var. 4 siyasi partiden arkadaşlarımız bir rapor hazırladı. Partilerimize, gruplarımıza gönderdik. Bu dönem hiç olmazsa Siyasi Etik Kurulu'nu Parlamento'da kurumsallaştırabilirsek hem Meclis'in itibarı hem de siyaset kurumu açısından önemli ve anlamlı olacaktır'' dedi.

Her şeyin yasayla çözülmesinin mümkün olmadığını yineleyen Çiçek, gönüllü gayret ve katkıların daha etkin olabileceğini vurguladı.