Atatürk"ün sevdiği fıkralar

Her sene 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 10 Kasım Atatürk''ü anma törenleri arasında ve sonrasında “Atatürk''ün sevdiği şarkılar” sıklıkla çalınır radyolarda.

O şarkıları severek dinleyen bir genç arkadaşımız, “Atatürk de hep güzel şarkıları seviyormuş” dedi geçenlerde.

Tam da “Vardar ovası” yeni bitmiş, “Maanastır''ın oortasında, vaar bir havuz, aaman havuz...

Dimetoka kıızları heepsi de yaavuz...” başlamıştı.

* * *

“Manastır neresi, Dimetoka neresi, biz neredeyiz? Burası neresi, ben kimim?

Savunma Bakanı''nın sözleri nerede?” türünden zamana ve mekâna dayalı zor sorularla meşgul olabilecekken, vazgeçip kısa bir açıklama ile yetindik.

Azizim... O vakitler, uydur kaydır şarkılar yapılmıyordu ki.

Atatürk, hangisini seçse güzel şarkı, güzel türkü olmak zorundaydı.

Bugünkü gibi iki şıkşık, bir tıktık ile masa başı eser üretmek, herhalde kimsenin aklına bile gelmezdi.

* * *

Atatürk''ün sevdiği şarkılar çalınır da her sene, Atatürk''ün sevdiği fıkralardan niye söz edilmez?

Bu soru biraz Çetin Altan formatında oldu. Devam... Yetmiş küsur milyon nüfuslu, 16 milyon haneli şu memlekette acaba kaç evde piyano bulunmaktadır?

Fazla havaya kaptırmayalım kendimizi ve piyanodan geçip, kaç kişinin doğru dürüst saz çalabildiğini merak edelim.

* * *

Mesela şunu komik bulmaz mıydı Atatürk:

Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmesini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağırdı ve onlarla yürümesi o kadar zordu ki, askerler mayın patlamasından havaya uçmadan, pusudaki düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.

Ya da şunu:

1932''de Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel''in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını seyretmek için arkalarını dönmüşlerdi.

* * *

Ha bu arada, 1938 tarihinin yazılışında ufak bir değişiklik yaparak, sekizi yan yatırma fikri, hangi kafadan çıktıysa, kutlamak lâzım.

Aradan 70 yıl geçtikten sonra bulunmasına hayıflanmayı da unutmamak şartıyla.

* * *

Neyse... Gelelim bugüne. Son günlerde yukarı taraflarda çokça kullanılan sözler üzerine kalem oynatalım.

Çoktan Seçmeli: (Duruma uygun olanı işaretleyiniz.)

Yasenya yasenya

Ya sen ya hiç kimse

Ya sev ya sevme

Ya sev ya terk et

Ya sevket ya terlet

Ya sevket ya şevket

Ya şevket ya süreyya

*

Tekrarlamalar:

Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak...

Tekva tan, tekmil let, tekdev let, tekbay rak...

* * *

Erkilet Güzeli:

Tek tek basaraktan, bade süzerekten, inci dizerekten, gel canım gel amman.

* * *

Kasımpatı Falı:

Sevsinler seni... Sevmesinler seni... Sevsinler seni... Sevmesinler seni...