Başbakanlık Genelgesi niçin uygulanmıyor?

Bu köşede zaman zaman gündeme getirdiğimiz bazı hususların düzeltilmesi bizleri mutlu etse de sürecin uzun zaman dilimi içerisinde düzeltilmesi ise bürokratik vesayetin boyutunu göstermektedir.
Sayın Başbakan Davutoğlu, Maliye Bakanlığı’na sosyal tesislerle ilgili bir çalışma başlatması yönünde talimat vermişti. Bize göre bu işe, öncelikle 2008/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi doğrultusunda sosyal tesislerdeki ayrımcılıkların kaldırılmasıyla başlanmalıdır. Çünkü, her kamu kurumu genelgeyi bir tarafa bırakarak elindeki sosyal tesislerle ilgili kendi çalışanı için Maliye Bakanlığı destekli çeşitli ayrıcalıklar sağlamaktadır. 
Hatta çalışmanın halen uygulamada olan 2008/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nin öncelikle kamu kurumlarına hatırlatılması bilahare de revize edilerek başlanması daha faydalı olacaktır. Özellikle Maliye Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 2015/2 sayılı Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ ile Başbakanlık Genelgesi'ni takmaması ise ayrıca sorgulanmalıdır.
Kamu kurumlarının ellerinde bulunan sosyal tesislerdeki ayrımcılığı kaldırmada önemli bir adım olan Genelgede şu ifadelere yer verilmiştir; “Sosyal tesisi bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının personelinin, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının Türkiye genelindeki sosyal tesislerinden, bu kuruluşların kendi personeli için uyguladığı statü ve mali imkanlarla yararlanması uygun görülmüştür.”
Genelge teknik açıdan bazı sorunlar içermektedir. Çünkü, genelge, sosyal tesisi bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının personelinin sosyal tesislerden faydalanmasına imkan sağlamaktadır. Yani sosyal tesisi olan kamu kurumu personeli kapsam dışında olup, her yerde sosyal tesisi olmayan kamu kurumlarının personeli kapsam dışındadır. Ayrıca, kamu personeli olmayan vatandaşlara ise hiçbir hak sağlanmamaktadır. Halbuki bu tesisler vatandaşların vergileriyle yapılmaktadır ve bu insanların da bu tesislerden faydalanması en doğal haklarıdır. Yine hangi kurumların sosyal tesisinin olup olmadığını bilen tek kurum Maliye Bakanlığı olup, bu bakanlık dışında böyle bir bilgi edinilmesi mümkün değildir. Genelgenin askeri kurumlar dahil bütün kamu kurumlarını kapsadığını da ifade edebiliriz. Ancak, sivil memurların askeri tesislere nasıl gireceğini ise birilerinin açıklaması gerekmektedir.
Görüldüğü üzere, bir tarafta eksiklikleri olsa da Başbakanlık Genelgesi, diğer tarafta ise Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan tebliğ var. Acaba hangisi uygulanacak? Elbette tartışmasız bir şekilde Başbakanlık Genelgesi uygulanacaktır. Kamu personeli bu genelgeyi gerekçe göstererek Maliye Bakanlığı Tebliği'ndeki genelgeye aykırı durumların uygulanmamasını talep edebilir. Aksi davranışta bulunan ilgililer hakkında da işlem yapılmasını isteyebilir. Yine askeri tesislerdeki imkanlardan da yararlanmayı talep edebilir ama askerler de dur memur derse ne olacak?
Maliye Tebliği'nde neler var?
2015 yılında da bu ayrıcalık Maliye Bakanlığı tarafından meşru hale getirilerek zorunlu ayrımcılığa dönüştürülmüştür.
İşte bu yüzden işe, 15.01.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ’deki (Sayı: 2015-2) kurum personeli ile kurum dışı personel ve sade vatandaş ayrımını meşrulaştıran hükümlerin kaldırılmasıyla başlanmalıdır.
Bu tebliğde yer alan; “Bir kurum veya kuruluşun eğitim ve dinlenme tesisleri, misafirhane, kreş ve çocuk bakımevlerinden yararlanan diğer kurum ve kuruluşların personeli ve emeklileri ile bunların eşleri, üstsoy ve altsoylarına, kurum personeli için belirlenen tarifenin % 25 fazlası uygulanır.” hükmünün 2015 yılında da aynen devam ettirilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Konunun daha da vahimi ise eğitim ve dinlenme tesisleri ile misafirhanelerden kamu personeli dışında yararlandırılanlara yani vatandaşlara kurum personeli için belirlenen tarifenin % 50 fazlasının uygulanacağını, ayrıca, tesislerden yararlanmada önceliğin o kurum personeli ve emeklisi ile bunların eşleri, üstsoy ve altsoylarına verileceği ifadesine yer verildiğini görüyoruz. Yılardır bu köşede sorunu gündeme taşımamıza rağmen uygulamanın aynen devam ettirilmesi ise anlaşılır bir durum değildir.
Bir kamu kurumunun uhdesinde bulunan sosyal tesis, o kurumun çalışanlarının değildir. Ancak, sosyal tesisin ilgili kurumun personelinin malı gibi bir algı oluşturularak mevzuat düzenlenmesi yapılarak başka kurum personeline ikinci sınıf memur muamelesi, sade vatandaşlara ise üçüncü sınıf muamelesi yapılması doğru değildir ve bu durum mevzuatla meşrulaştırılamaz.
Maliye Genelgeyi, kurumlar tebliği takmıyor 
Tebliğde kurum ve kuruluşların bu tebliğ kapsamındaki tesislere ilişkin olarak 2015 yılında uygulayacakları tarife ve yararlanma bedelleri, kendi internet sitelerinde yer alacak ve daima güncel tutulacaktır denilmektedir. Ancak, buna çok fazla riayet edilmemektedir. İsterseniz kamu kurumlarının internet sitelerine girerek test edebilirsiniz. Hatta bazı kurumların sosyal tesislerinin üst düzey personelin dinlenme tesisi olarak adlandırılması daha doğru olacaktır. Öncelikle, Maliye Bakanlığı kamu kurumlarının sosyal tesislerinin listesini ve ücret tutarlarını kendi internet sitesinden ve tek bir kanaldan açıklamalıdır. Ayrıca, bu tesislere müracaatın on-line olarak yapılması ve tesislerin boş kapasitesinin belli olması ise denetimi daha sağlıklı hale getirecek ve şeffaf bir yönetim sağlayacaktır. Gelin hep beraber şeffaflaşalım