Şeref değil reyting meselesi

Reytinge yenildi başlığıyla yayından kaldırılan 19 diziden 4 tanesi Kanal D’de yayınlanmasına rağmen geçen yılın da etkisiyle Kanal D tepkileri üzerine çekmeye devam ediyor. İrfan Şahin maliyet kar dengesi sebebiyle yapılan uygulamanın haklı taraflarını izah etmeye çalışsa da, yeni dizilerin kaderini değiştirebilmek adına agresif bir tanıtım kampanyası düzenleniyor. Güneşi Beklerken final yapmadan Kerem Bürsin yeni diziyle yılbaşında ekranda olacak haberiyle duyurusu yapılan Şeref Meselesi’ne ön gösterim yapıldı. Bir hafta, her gün aynı saatte (20.30) karakterlerin kendilerini anlattığı, hikayeye dair ipuçları verdiği yaklaşık beş dakikalık tanıtım filmi Şeref Meselesi yaklaşırken başlığıyla yayınlandı, reyting listesinde üst sıralarda yer buldu. Pazar günü saat 20’de ekran başına geçenler Şeref Meselesi’ni beklerken yarım saat boyunca Ben Bilmem Eşim Bilir seyrine maruz kaldı. İddiaya göre ana haberden vazgeçen kanal, rakipleri haber bülteni yayınlarken diziyi yayınlamayı düşünmüş fakat son anda karardan vazgeçerek Ben Bilmem Eşim Bilir’e bırakmıştı ekranı.

Dizinin ilan edilenden geç saatte yayınlanmasına sosyal medya tepki vermekte gecikmedi. Kanal D reytingi şeref meselesi yaptı başlığı, internet sitelerinde bolca haberleştirildi. İlk bölüm itibariyle beklentilerin altında bir izlenme oranı yakalayan Şeref Meselesi, reklamın/tepkinin iyisi kötüsü olmaz anlayışıyla ikinci bölüm için seyirci devşirebilmiş mi hep beraber göreceğiz. Her ne kadar ilk defa dizi uğruna ana haberden vazgeçildiği iddia edilse de ana haberden ilk defa vazgeçilmedi. 13 Eylül 2013’te Star TV ana haber yerine Hababam Sınıfı Tatilde filmini yayınladı. Amaç aynıydı yeni dizi Medcezir’e seyirci toplamak. Nitekim Star başarılı oldu, reyting listesinde Kayıp’ın üzerinde yer aldı, Kanal D’nin peş peşe seyirci nezdinde kabul görmeyen kararlar vermesine sebep oldu.

Şeref Meselesi, İtalya’da 3 sezon yayınlanan L’onore e il Rispetto’nun uyarlaması. Onur ve Saygı anlamına gelen dizide olayların çok hızlı geliştiği ifade edilerek Şeref Meselesi’nden de aynı hız bekleniyor. Sezonda altı bölüm yayınlanan bir dizide olayların hızlı gelişmesi normal; aynı olay örgüsü 36 bölüm ortalama yüz dakika anlatıldığında ise tam tersi etki yapmasının normal olduğu gibi.

İlk bölüm genel itibariyle ne anlatacağının bilincinde, hikayeye ve karakterlere hakim bir intiba bıraktı seyredende. Yaşanacak gelişmelerde karakterlerin yerinin ve etkisinin belli olması senaristin elini rahatlatmıştı. Orijinal hikaye üretilmediği için mi hayıflanmalı, yazılan hikayelerde senaristlerin hikayeye ve karakterlere hakim olmamasına mı hayıflanmalı karar veremedim izlerken. Bizde genelde çerçeve öykü ve üç bölüm senaryo ile yapılır kanalla görüşme. Çerçeve öykü tüm malzemesini ilk üç bölümde tükettiğinden dördüncü bölümden itibaren tekrara düşülmesi, klişelere teslim olunması kaçınılmazdır.

Şeref Meselesi’nin senaryosunu teknik ve içerik olarak değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda teknik olarak başarılı bir iş var karşımızda. İçerik olarak bakıldığında ise tüm kızları bir bakışıyla etkileyen, hepsinin bir şekilde hayatını karartacak olan karanlıklar prensi Yiğit’in, oyuncunun popülaritesinin de etkisiyle bu kadar altının çizilmesi; iyi yürekli, hikayenin aydınlık yanını temsil eden Emir’in tüm diğer yerli dizilerde iyi karakterlere gösterilen muameleye maruz kalarak silik ve sıkıcı olarak sunulmasına muhalefet şerhini düşmek isterim. Emir düz bir karakter olarak yazılacak, Yiğit ise tüm renkleri içinde barındıran, arada karanlığına düşen ama özünde iyi ailesi için her şeyi göze alan biri olarak karakterize edilecek. Genç kızların kalbini fethetmek üzere halka arz edilen baklavalar, Yiğit üzerinden sergilenen ‘aşırı doz çapkınlık’ Kurt Seyit ve Şura örneğinde olduğu gibi seyirci kaçıran bir etki yapabilir. Yiğit ne ilk bölüm itibariyle ne de babasının intikamı uğruna Kübra’ya ‘kullan-at’ formülünü uyguladığında kabul görebilecek bir karakter değil! İlk sahnede görülen kız çocuğu da büyük ihtimal Kübra’nın kızı, babasını tahmin etmek de zor olmasa gerek.

25 yıldır ertelenen hayallerin hırs patlamasına sebep olduğu Zeliha, bölümün başında kayınpederinin sonunda ise kocasının ölümüne sebep oldu. Hukuk tahsil eden profesör olma hayalindeki Emir’i memur maaşına mı talim edeceksin diyerek tek cümlede harcadı. Hovarda, eğitimsiz, içkiye düşkün, şiddete ve suça meyyal Yiğit’e ise umudum sende sen güçlü olacaksın diyerek önünü açtı. 1956 Sicilya’sında mafyanın en güçlü olduğu dönemi anlatan orijinal hikayede çocukları vasıtasıyla güçlü ve zengin olmayı hedefleyen bir annenin o sözleri sarf etmesi normal olabilir ama Şeref Meselesi’nde değil! Orijinal hikaye mafya ile hukuk sisteminin mücadelesi olarak hayat bulurken; Şeref Meselesi’nin aynı kıza -Sibel’e- aşık kardeşler temasına sıkışıp kalacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.