AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Cucumis flexuosus!

Okulda öğrencileri "Tıf tıf" dermiş Ali Atıf Bir'e... Atıf'ın son üç harfi tıfını lakap takmışlar... Annesi ise Ali bey diye hitap edermiş, Osmanlı kadınıymış, eşi ise aşkım diyormuş tıfı tıf Ali Atıf'a... Habertürk'te Ali Saydam ile Bildiğin Gibi Değil adlı programa katıldı, oradan öğrendik. Geçenlerde Tatlıses onun için "Ali Atıf Bir, İki, Üç, Dör, Beş" diye yazmış, daha sonra bunu "Ali Atıf Sıfır"a çevirmişti.

Yakın bir dostum Ali Atıf Bir ile aynı apartmanda oturuyor, "Yanlış" diyor. "Ya 'Ali Atıf Dört' diyeceksin, çünkü dördüncü katta oturuyor... Ya da 'Ali Atıf A-2'... Çünkü A2 blokta yerleşik o tıf tıf Bir"

Show'da Acun Firar'dayı hazırlayan Acun Ilıcalı ile ATV'de "Acur takipte"nin mimarı komedyen Şahan arasındaki krizi yazmıştık bir süre önce. Acun "On haftadır benim taklidimi yapıp bana Acur diyor, Acur büyük hıyar demek. Şahan'ın bu hakareti yüzünden RTÜK'e gideceğim" diyordu.

Kemal Can isimli bir okurumuz bize mail atarak "Bu işte bir yanlışlık var" diyor; "İkidir acura büyük hıyar diyorsunuz. Acur aslında bir kavun çeşididir. Ancak olgunlaşınca kavun gibi tatlanmaz. Hıyarla uzak akrabalık ilişkisi dışında pek yakınlığı yoktur. Tadı çok farklıdır, boyu 1 metreye kadar uzayabilir hatta geçebilir de. Kabuğu kalındır. Büyük hıyar ise çekirdeklenerek yenmeyecek hale gelmiş hıyara denir. Adı "Manalık"tır. Manalık diye 25'ini geçmiş erkeğe denir. Sonuç olarak Acur'un bir sebze çeşidi olma dışında hakaret anlamı yoktur. Konya'da bu böyledir... Bunu niye yazdın diye sormazsınız herhalde. Amaç sadece yanlış bilgiyi düzeltmek"

Sonra TDK sözlüğüne girdim, orada ise ne hıyar ne de kavun diyordu;

"ACUR: Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus)"

Acun Ilıcalı boşuna gitmiş Şahan'ın üzerine. Aslında Şahan onu hıyar değil, Cucumis flexuosus yerine koyuyormuş. Neyse önceki akşam bir araya geldiler, barıştılar. Türkiye rahatladı. Geçmiş olsun!.

Herkesin bir polemikçisi var. Benim polemikçim de Gülben Ergen oldu. Önceki hafta biraz atışmıştık. Son yazıma şöyle cevap verdi Gülben Ergen;

"Teşekkürler cevap hakkımı kullandığınız için, ama yazım sallapati değil.. Bu tabiri sizin uslubunuza yakıştıramadım.. Kaldı ki benim yazım sallapatiyse sizinkine ne demeli bilemedim???"

Sözlükte sallapatinin üç değişik anlamı var. Birinci ve üçüncüsünü seçerseniz Gülben gibi öfkelenebilirsiniz. Ben ikincisini, yani "Özensiz, dikkatsiz" anlamına geleni seçmiştim.

Bu arada Gülben Ergen fan clup kurmuşlar internette. Bana yüzlerce mail attılar, "Sen kim oluyorsun" dediler. Derhal ben de bir "Bekir Hazar fan clup" kuracağım. Şart oldu...

Son Kurtlar Vadisi'nde Polat sokakta yürüyor, tarihi hanlara benzeyen bir binaya giriyor.. Merdivenleri çıkıyor. Odaya yerleşiyor. Sedirde oturuyor... Kahve içiyor... Kafasını sallıyor... Kahve içmeye devam ediyor. Duvarlara bakıyor, iç çekiyor. Sonra merdivenden inip dışarı çıkıyor... Yürüyor da yürüyor... Arada bir polis çeviriyor... İlginç bir senaryo...


31 Ekim 2005
Pazartesi
 
BEKİR HAZAR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya
| Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Ramazan
| Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED