|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Kristof Kolomb'un "Yumurta nasıl ayakta durur?" sorusuna bulduğu pratik çözümü hatırlayın... Aslında geçerli kabulleri terk edip eldeki soruya farklı bir açıdan cevap aramak önemli bir başlangıçtır. Zor sorulara cevap ile çetin sorunlara çözüm için zekâ ve akıl karışımı yeni formüller gerekir... Bu konuyu aklımıza getiren, Doğru Yol Partisi (DYP) genel başkanı Mehmet Ağar'ın Antalya'nın Kale (Demre) ilçesindeki 'heykel' sorununa bulduğu çözüm oldu. DYP'li belediye başkanı, 'Noel Baba' diye de bilinen Aziz Nikola'nın anısına dikilmiş 'dinî' motifli heykeli kaldırıp yerine plastikten bir Noel Baba yerleştirmiş... Brüksel kapısına kadar ulaşan gürültünün sebebi bu... Mehmet Ağar'ın bulduğu çözüm zekice: Meydandaki yerinden sökülen Aziz Nikola heykelini kilise önüne dikmek... "Müslüman mahallesinde salyangoz satmak" iyi bilinen bir deyim... Kast edilen tam da bu işte: Müslüman yaşama alanının ortasına bir Hıristiyan aziz heykeli dikmek... DYP liderinin bulduğu çözüm, hem Müslümanları rencide etmeyeceği, hem de Hıristiyanları mutlu edeceği için gerçekten yerinde. Konunun ilgimizi çekmesi yalnızca Demre'de yaşanan olay sebebiyle değil elbette. Oradaki küçük soruna zekice çözümün sahibi olan Mehmet Ağar, epey bir süreden beri, "Onu da biz çözeriz" iddiasıyla daha çetrefilli bir sorunun altından kalkmaya tâlip oluyor: Üniversitelerdeki türban sorunu... Sağ seçmene hitap eden bir partinin böyle bir göreve tâlip olmasında şaşılacak bir şey yok. Demre'de neredeyse 'uluslararası kriz' düzeyine çıkan konuya zekice çözüm bulabilmesi, hiç değilse bizim gibi 'türban' sorununa çözümden yana olanlar için umut verici bir gelişme. Ancak, DYP ve liderinin bilmesi gereken bir gerçek var: Artık iyice kökleşmiş ve tarafları (hiç değilse yasaktan yana taraf) olağanüstü keskinleşmiş 'türban' konusuna çözümü "İktidar olalım sonra" ertelemesine uğratamaz. Daha önce başka partiler de iktidar olunca konuyu çözüme kavuşturacakları sözünü vermişlerdi; ama o sözü tutamadılar. Bu sebeple, erteleyici bir yaklaşım, DYP'ye oy getirmeyecektir. Ancak, böyle bir sorunun çözümü, çözümde rol oynayan partiye gerçekten müthiş oy getirebilir. 'Türban' mağdurlarının ve ailelerinin sayısı değil o 'müthiş' oyu sağlayacak olan; toplumda "Bu sorun mutlaka çözülmeli" diyen kalabalık bir kitle var ve bu kitle çözümü sağlayana takdirlerini mutlaka ifade etme ihtiyacı duyacaktır. DYP'nin siyasette kendine daha geniş bir alan açmak ve rakipleri karşısında üstünlük sağlamak için böyle bir atılıma ihtiyacı olduğu ise kesin... Peki de, 'türban' sorununu Mehmet Ağar nasıl çözebilir? Öncelikle, sorunun kilitlendiği noktanın YÖK olduğunun görülmesi gerekiyor. Konuyu 'hukukî' olmaktan çok 'siyasî' bir hale sokan YÖK'ün aman vermez tavrıdır. Yoksa, üniversiteler, kendi başlarına kaldıklarında yasağa gözlerini kapatmayı yeğliyor; göz açtırmayan, yasaktan yana ısrarcı tutumuyla, YÖK. YÖK bu yasakçı tavrını Anayasa Mahkemesi kararını ileri sürerek meşrulaştırıyor. Oysa, aynı YÖK, istese, kendi yasasının üniversite ve yüksek okullarda, yürürlükteki mevzuata aykırı olmayan kıyafeti 'serbest bırakan' 17. maddesini göz önünde tutabilir. DYP lideri Mehmet Ağar'ın, YÖK'teki yasak inadını kıracak sihirli bir değneği olabilir mi? Yasağa 'ideolojik' gözlüklerle sahip çıkan, sadece Türkiye'de değil Avrupa'da da yaygınlaştırmayı görev bilen YÖK'teki egemen zihniyeti geriletebilir mi Ağar? İkna yoluyla veya ilişkilerini kullanarak... Bu soruların cevabını bilmiyoruz. Ancak, Kolomb'a kadar da kimse yumurtanın ayakta tutulabileceğini sanmıyordu. Mehmet Ağar devreye girene kadar Aziz Nikola heykeli de ciddi bir sorundu. DYP liderine 'türban' sorununu çözme yolunda bir şans mutlaka tanınmalı. Kendi hesabıma, Mehmet Ağar'ın türbana çözüm formulünü merakla bekliyorum.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |