AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Kıbrıs'a akıl yoluyla bir bakış daha

Önyargı ve saflaşmaların dayattığı istikametlerin dışına çıkılabilirse sosyal ve siyasal problemlerin çözümü kolaylaşıyor. Korkular ve endişeler sorunun tartışılmasında bir veri olarak kullanılmaktan men edilebilirse hem müzakere hem de algılama rahatlıyor. Türkiye, Avrupa Birliği yolunu bu komplekslerden arınarak temizledi ve korkacak bir şey olmadığını gördüğü gibi, korku verici olarak sunulan unsurların üyelikten bağımsız, ülkenin gelişmesi için son derece zaruri faktörler olduğu anlaşıldı. "Potansiyel tehdit" olarak formüle edilen korkunun her türü siyasal süreçleri tıkıyor, sosyal problemleri kısır döngüye mahkum ediyor. Çünkü, korku ne ölçülebiliyor, ne de aksi iddia edilebiliyor. Sonra da korku diye yutturulan şeyin aslında toplum adına değil, statüko adına bir endişeden başka bir şey olmadığı ortaya çıkıyor.

Geçtiğimiz hafta; demokratikleşmeden yolsuzluklara, dindarlaşmadan dış politikaya karar birçok alanda seviyeli araştırmalarıyla tanınan TESEV heyetiyle birlikte Kıbrıs'a gittik. Başta, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere iktidar, muhalefet ve sivil toplum kanadından isimlerle; Rum Kesimi'nden eski Cumhurbaşkanı Yorgo Vasiliu ve Rum Kesimi'nin ünlü işadamı Constantinos Lordos'la görüştük. TESEV Yönetim Kurulu Başkanı Can Paker, Şerif Sayın, Mensur Akgün, Osman Kavala, Açık Toplum Enstitüsü'nden Hakan Altınay, Boğazici Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Buğra Kavala, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Ayşe Gül Altınay, Hak-İş Dış İlişkiler Koordinatörü Osman Yıldız ile TESEV uzmanı Sabiha Şenyücel'le, TÜSEV uzmanı Rana Zincir'den oluşan heyet herhangi bir fikir adına değil, sadece sorunu anlamak için projeksiyon yapmaya çalıştı.

Daha ilk görüşmede ortaya "Kıbrıs'ta mutlaka bir çözüm bulunması gerektiği fikri" çıktı. Ada'daki statüko hem Türk kesimi hem re Rum kesimi adına daha fazla çözümsüzlük şemsiyesi altına saklanamaz. Her iki kesimde de mevcut durumu veri olarak kabul etmeye ve dahası bunu sürdürmeye kesin niyetli unsurlar bulunmaktadır. Çözümsüzlüğün suçlusu bir kişi, bir parti ya da adanın bir kesimi değildir. Çözüm karşıtları açısından değerlendirildiğinde; KKTC'deki yapının argümanları hâlâ "taksim" politikasına, Rum Kesimi'ndeki direnç de sonuçta "Enosis"e referans yapmaktadır. Biri, iktidar ve mülkiyet dengesinin deforme olmaması adına, diğeri adanın kuzey kesimine yıllardır uygulanan ambargonun sağladığı avantajlar ve kesinleşen AB üyeliği rahatlığıyla çözüm istememektedir. Ancak, uluslararası irade ve özellikle KKTC toplumunun ard arda attığı adımlarla sorunu taşıdığı yeni platform sayesinde sorun artık çözüm istikametine girmiştir. Çünkü, önyargılar artık bir karşı argüman olabilme özelliğini yitirmiş, kompleksler de atılmıştır. Aklın yolu da "bir"dir, iki, üç, beş değildir.

Sorunun aşılması için tekrar tekrar masaya getirilen ve son olarak BM Genel Sekreteri Annan'ın imzasını taşıyan bir planla müzakere edilen konu başlıkları Kıbrıs'ın gerçekleridir. Bunlar ağırlıklı olarak, egemenlik, mülkiyet ve güneyden kuzeye, kuzeyden güneye geri dönüş şartlarıdır.

Eğer, bir imza atıldığında iki toplumun birbirini boğazlamaya kalkışacağı düşünülmüyorsa bunların çözümü sanıldığından da çok kolaydır. Çünkü, sonuçta adanın güneyi ve kuzeyini bir arada tutacak şey, iki toplumun aynı refah ve güvenlik havasını teneffüs edeceği AB atmosferidir. Türkiye çözüme bu hedefi yakalamak için, Yunanistan ve Rum Kesimi de üyeliklerinin kalıcı bir güvence taşıması için buna mecburdur.

Rum Kesimi ne kadar egemense Türk kesimi de o kadar egemen olacaktır. O egemen "kurucu devlet" çatısı altında Rumlar kendilerini ne kadar idare edeceklerse Türkler de o kadar edecektir. Rumlar'ın tapulu malları nasıl iade edilecek ve ödenecekse Türkler'in de öyle iade edilecek ve ödenecektir. Böyle bir çözümden korkmak, bizatihi çözümün kendisinden korkmaktır.

Son olarak… TESEV de izlenimlerini kamuoyuyla paylaştığında, Kıbrıs gerçeğine yeni bir pencere açılacaktır.


23 Eylül 2003
Salı
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED